Evet artık dün itibariyle buna karar verdim. Nie bu kadar geç fark ettin diyebilirsiniz ama bir teknoloji özürlüsü olarak hiç tasvip etmezdim böyle şeyleri. Ama dün Meloların evinde rakı sofrası kurmuşken bir de baktım Kuti karşımda duruyor. Kuti kim diyecek olursanız ise anlatiim. Kutinin değeri paha biçilimezdir. Herkesin kalbinde ayrı bir yeri vardır. Niye tam bilinmez gerçi. Belki kunteper canavarı olduğu için!!! Belki bir ingiliz beyfendisi gibi giyinip, ingiliz karliyet asaliyetine sahip olduğundan falan filan.
Rakı sofrasına dönelim. Oturmuş rakılarımızı koyarken birde baktım İngilterede master yapmakta bulunan Kutiyle karşılıklı içiyoruz bildiğin. Kafası aynı boyutta yani koca ekranı kaplıo. Sorularımıza cevap veriyor, kadeh tokuşturuyoruz. Bir anda olsa kendi adıma söyliiim acaib duygulandım. Sonra da gece yatmadan önce bütün bunları düşündüm.
Bizim ailelerimizin zamanında televizyonu bırak, elektriği zor buluyorlarmış. Kolayı geç, yıkanmak için sıcak su bulamıyorlarmış. Bu dediklerimde 40 yıl önce yaşanıyor. Babamın yakın zamanlarda bir yerlerde duyduğu gibi “teknolojik gelişmeleri en sık yaşayan kuşak bizimdir (yani 60 kuşağı)”. Gerçekten de çok korkutucu bir şekilde ilerliyor teknoloji. Dönüp araştırdığımda eski zamanlardaki haberleşmeleri, yazışmaları vs. bana göre onların daha büyük bir anlamı var.
Düşünsenize başka bir şehirdeki sevgiline mektup yazıyorsun, ona ne kadar sürede gideceği belli değil, 2 hafta, 3 hafta ya da 1 ay. Sonra o mektubu alcakda ,okucakda, yazcakda. Bir o kadar süre daha geçcek. Böylece aranızdaki bağ daha da güçlenecek, daha bir anlam kazancak. Şimdi ise aç msni, aç facebooku hemen canlı bağlan. Hal böyle oluncada ilişkinin sağlığı bozulcak, özlem olmayacak ve ilişkinin süresi azalacak. Bilmiyorum, artık özel diye bir şey kalmadı gibi. Herkes internette bir şeylerini paylaşıyorlar, dağıtıyorlar, veriyorlar cart curt.
Ama tabii rakı sofrası gibi durumlarda da iyiki bulunmuş böyle bir şey diyorum. Galiba insan oğlu olarak her şeyi abarttığımız gibi bu teknoloji konusunuda abarttık ve eski değerlerimizi yitirdik. Nerde o eski bayramlar, nerde o eski aşklar, nerde o eski arkadaşlıklar. Peeehhh
DŞŞ
29 Kasım 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder